Coppet Isvicre Dugun Belgeseli


Her zaman şuna inanmışımdır; en iyi reklam işini doğru düzgün yapmaktır. Eğer karşınızdakini mutlu etmek için elinizden gelenin en iyisini yaparsanız ve sınırlarınızı zorlarsanız siz de karşı tarafta mutlu olursunuz. Sonrasında’da sonucu gören başka olası müşteriler ya da çiftin kendisinin tavsiyesi ile yeni işler gelebilir. Samya ve John ile tanışmam da yaklaşık böyle bir hikayeye dayanıyor. “Coppet Isvicre Dugun Belgeseli” yazısının devamını fotoğrafların altında bulabilirsiniz.


İki yıl önce o zamanlar Istanbul’da yaşayan India ve Emir’in düğününü çekmiştim. Çok keyifli butik bir düğündü. Sabah Cihangir’deki evlerinde India’nın hazırlığı sırasında, India’nın yakın arkadaşı Samya ile de tanışmıştım. Çok cana yakın, derin, empatik, nazik ve güzel bu genç kadın, Associated Press muhabiri idi. Irak, Lübnan gibi Ortadoğu ülkelerinden sonra savaş devam ederken Ukrayna görevine getirilmişti. Vay canına! Daha sonra akşam düğünde erkek arkadaşı John ile de tanıştım. Enerji dolu, neşeli harika bir adamdı. İkisi bir araya gelince de müthiş bir karma oluşuyor ve bu çift parlıyordu açıkçası. Samya bu düğünde nikah memurluğu görevini de üstlenmişti. Bu düğünün fotoğrafları için tıklayın.

O gün Samya ile sosyal medya hesabı alış verişi de yaptık ve sonradan kendisini hem X ‘den hem de instagram dan heyecanla takip ettim. Muhteşem fotoğraflar çekiyordu bir taraftan kendisi için, hem de bazı gün yüzüne çıkmamış konulardan haberdar ediyordu bizleri. India ve Emir’in düğün fotoğraflarını gördüğünde “hepsine bayıldım” diye bana yazdığını hatırlıyorum. Ben de cevap olarak “Harika, sizinkini bekliyorum o halde” yazmıştım. O da “haha göreceğiz, ama arayacağımız ilk kişi olcaksın” demişti. Ve iki sene sonra bir mesaj daha geldi. “Ufuk selam, nasılsın? İk günlüğüne İsviçre’de bir düğün için gelebilir misin? Evet benimki:)”

Nyon’da Başlayan Düğün Günü

Düğün Genova’nın biraz dışında, Coppet’ beldesindeydi. Burası İsviçre’nin Vaud kantonunun Nyon ilçesinde bir belediye aslında. Düğün mekanımız da bir şato olacaktı: Chateau de Coppet. Aslına bakarsanız bu harika insanlar dünyanın en ücra köşesinde de olsa oraya gidecektim. Bunu kaçıramazdım, ama masal gibi bir yerde evlenecek olmaları da muhteşemdi. Öncelikle her konuda anlaştık. Ben otelimi ve uçağımı ayarladım. Cenevre’ye uçacaktım ve otelim de Cenevre tren istasyonunun hemen yanındaydı.

Düğün sabahı Cenevre biraz yağmurluydu ama odamdan hazırlanıp çıkana kadar güneş çıkmıştı bile. 15 dakikalık bir tren yolculuğu ile Nyon’a vardım. Trenden inip sahile doğru tepeden aşağı yürümeye başladım. Birden sahile kurulu tarihi İsviçre evleri ve Cenevre Gölü’nün muhteşem manzarası çarptı yüzüme. Ardından hazırlığın olduğu Hotel Real Nyon by HappyCulture’a geçtim. Gölün tam kenarından sıradışı güzellikte manzarası olan bir oteldi burası. Ve sonunda Samya ile buluştuk hazırlık odasında. Burada tanıdık yüzler görmek güzeldi. Bence harika bir hazırlık çekimi oldu. Hem göl manzarası, hem sade ve geniş oda, hem de doğal abartısız insanlar sayesinde.

Düğün Mekanı: Chateau de Coppet

Hazırlık sonrası hep beraber Coppet’e geçtik. Önce Chateau de Coppet şatosuna uğradık ve hazırlıkları yerinde kontrol ettik. İşi gereği belgesel fotoğrafla iç içe olan Samya, doğal fotoğraflara çok önem veriyordu. Bu sebeple hem eğlenceli hem de doğal bir dış çekim yaptık. Şato’nun hemen karşısındaki ağaçlı yolda buluştuk John ile ilk defa. Birbirlerini ilk defa orada gördüler ve sonrasında İskele’ye doğru bir yürüyüş yaptık, hem de fotoğraflarımızı çektik. Akşamüstü 5’e doğru Şatonun bahçesinde nikah alanına giriş yaptı çiftimiz. Burada konuşmalar ve yeminlerin eşliğinde nikah kıyıldı, yüzükler takıldı. Bir taraftan da Josh Taylor & Family Ensemble canlı müzik yaptı, davetliler ilahiler söyledi. Finalde de elbette konfetiler atıldı.

Ardından gene bahçede kokteyl yani “aperitif” başladı ve yaklaşık bir saat surdu. Hava muhteşemdi ve sonrasında da havuzun kenarında tüm davetliler ile her türlü kombinasyonun yapıldığı devasa bir grup çekimi yaptık. Oldukça da eğlendik bir taraftan. Daha sonra Chateau de Coppet La Cave Restoranda akşam yemeği yendi ve saat dokuzda başlayan konuşmalar yerini gece saat ikiye kadar süren çılgın bir partiye bıraktı.

Neler Hissettim?

Benim için aslında çok kısa bir seyahat oldu. Çekim yoğunluğu sebebi ile bölgenin keyfini pek çıkaramadım. Sabah geç uyandım, kısa bir alışveriş ve hızlı bir Cenevre turunun ardından, öğle yemeği sonrası havaalanına geçtim. Benim için etrafımda AP foto muhabirleri varken çekim yapmak oldukça heyecan vericiydi doğrusu. Mesleki olarak saygı duyduğum bu insanlar ile bir arada olmak oldukça heyecan vericiydi. Ve fotoğraf teslimi sonrası Samya’nın mesajı aynen şöyleydi “sen tam anlamıyla bir dahisin. OMG, OMG, OMG. Bugün nasıl çalışacağım? Ufuk!!! Fotoğraflar harika, çok teşekkür ederim!! Bu günü hatırlamak için ne güzel fotoğraflar!” İşte benim motivasyonum da bu. İnsanları mutlu edebilmek kadar kıymetli bir şey olamaz. Çok iyi fotoğraf çekmek tek başına önemli değil, aynı zamanda bunlarla çiftin mutlu olması da çok önemli benim için.

Sevgili Samya ve John, iyi ki karşılaşmışız yıllar önce ve iyi ki sizlerin fotoğrafçısı olmuşum. Size sonsuz mutluluklar diliyorum, dünyanın her neresinde olursanız olun bir gün yollarımızın tekrar kesişeceğini umuyorum.

Coppet Isvicre Dugun Belgeseli by Ufuk Sarisen

RELATED POSTS

Yorum yapın