Hırvatistan Dalmaçya Kıyılarını Fotoğrafladık Gözlemlerimizi Yazdık

Hırvatistan Dalmaçya Kıyılarını Fotoğrafladık

This post is also available in: enEnglish (İngilizce)

Yelkenle Hırvatistan Dalmaçya Kıyıları

1965 yılında 10,5 metrelik “kısmetim” isimli teknesiyle başladığı Dünya turunu 3 yılda tamamlayan ünlü Türk denizcisi Sadun Boro “denize açılmak için cesarete gerek yoktur” der, “deniz tutkusu, sevgisi, bilgi ve deneyim cesaretin yerini doldurur”. Sevmeden dalgalar ile uğraşmak, rüzgar beklemek, sıcaktan kavrulmak, tarayan çapaya karşı tetikte beklemek bir eziyete dönüşebilir. Oysaki bilgi, deneyim ve denizcilik kurallarına uyum ile yoğrulan deniz sevgisi, su üstünde kalmayı keyfe dönüştürür.

Akdeniz, parkur ve rüzgar çeşitliliği ile çok zengin alternatifler sunar yelken tutkunlarına. Bu parkurlardan belki de en önemlileri ve en çok tercih edilenleri ise Hırvatistan’ın 375 kilometreyi bulan Dalmaçya Kıyılarıdır. Jacques Cousteau zamanında Adriyatik’i dünyanın en temiz denizi olarak nitelendirmişti. Adriyatik’in bu özelliğini yat trafiğinin yoğunluğuna rağmen koruyabilmesi hem sevindirici hem de örnek alınması gereken bir durum. Başarılı turizm politikası uygulayan yönetimler ve bilinçli halk doğayı, tarihi ve kültürel mirasları sahiplenip koruyor ve sonuçta turizm kendiliğinden gelişiyor. Turizme aşırı odaklanan yerlerde ve turistleri para kaynağı olarak gören yerlerde ise oluşan yapay hava gezginlerce hemen seziliyor ve özellikle yatçılar buralardan uzaklaşıyorlar.

Dalmaçya kıyıları irili ufaklı birçok adadan ve dantel gibi uzanan sahillerden oluşmuş bir deniz ve yelken cenneti. 1185 ada, birçok liman ve marina, tarihi kasabalar, şehirler ve yeşil alanlar iç içe geçmiş durumda. Yelken, Dalmaçya kıyılarını keşfetmek için en güzel yollardan biri. Seyir boyunca gördüğünüz coğrafyanın hangisi ada hangisi kara parçası ayırt etmeniz bir süre sonra oldukça zorlaşıyor bu coğrafyada.

Dalmaçya sahilleri sadece güzellikleri ile deniz turizmi merkezi haline gelmemiş, yatçılara sunduğu hizmetler sayesinde tekneleri kendisine çekmeyi bilmiş. Hırvat sahilleri 50 marinaya ev sahipliği yapıyor. Bu marinaların deniz kapasitesi 13.200, kara kapasitesi ise 4500 yataktan oluşmakta. Son derece donanımlı marinalarda tekneler için su, elektrik, sağlık hizmetleri, charter tekne kiralama hizmetleri, tekneden ayrılanlar için güvenlik, restoranlar, alış-veriş merkezleri gibi her türlü modern marinacılık hizmetleri sunulmakta. Dalmaçya’ya tekne ile gitme imkanı bulamazsanız eğer, ülkedeki 150 civarındaki tekne kiralama şirketi tam donanımlı 2700 yat ile hizmet veriyor. Hiçbir denizcilik tecrübeniz olmasa bile bölgede yat keyfi yapabilirsiniz, zira dilerseniz kaptan hizmeti de alabiliyorsunuz bu kiralama şirketlerinden..

Yatçılıkta sefer, denize açılmadan önce başlar aslında. İyi hesaplanmış detaylı bir plan, ekipmanların ve erzağın tedariği gibi hususlara ilave olarak doğru rotanın çizilmesi de seyirde çok büyük kolaylık sağlar denizcilere. Ancak söz konusu seçimi 50 marina, 1185 ada, ve onlarca kasaba arasından yapmak oldukça zor doğrusu. Bu sebeple belli başlı liman ve marinalardan belki de en bilinenlerinden bir seçim yapıp, üzerinden geçmekte fayda var. Bizim Dalmaçya rotamızı ise Dubrovnik’den başlıyor, Korkula,  Hvar, Brac adalarından sonra, Skradin kasabası ile sonlanıyor.

Dalmaçya, Roma ve Osmanlı dönemine ait kalıntıları, ortaçağın yaşayan mimarisi, göz alıcı plajları, balıkçı limanları ve adalar arasında çalışan feribotları ile Hırvatistan’ın en turistik bölgesini oluşturuyor. Güneydeki Dubrovnik şehri surların içindeki eski şehri ve dışındaki modern yerleşimi ile farklı güzellikleri bir arada sunuyor. Dubrovnik ACI Marina 1000 yatak kapasitesi ile iyi bir bağlanma noktası. Marinadan surların içindeki eski şehre yaklaşık 10 dakikada ulaşabiliyorsunuz. Kale surlarından içeriye girdiğinizde gördüklerinize oldukça şaşırıyorsunuz; Stradun meydanında ortaçağdan kalma yüzlerce ev, saray, kilise adeta dev bir film seti gibi, üstelik içeride gerçek hayat devam ediyor. Şehir dağ yamaçlarına doğru uzanan dik merdivenler ile denizden yukarılara doğru yükseliyor ve bir çok ara sokak keşfedilmeyi bekliyor.

Korcula ünlü Venedikli tüccar, seyyah ve yazar Marco Polo’nun doğduğu ada. 16 yüzyılda yapılan Gabriellis Sarayı geniş bir anfora ve ikona koleksiyonuna sahip bir müze. Ada eskiden tüm Akdeniz’de yapılan geleneksel Moreksa kılıç dansının da halen merkezi. Surlarla çevrili adada Vela Luka ve Blato kasabaları ortaçağ atmosferini taşıyan barok mimari evleri ile Dubrovnik’i anımsatıyor.

Hvar marinası dev mega yatlar, şık restoranlar ve kafeler ile dolu. Burası diğerleri ile kıyaslanınca daha lüks bir ada denilebilir. Meydandaki görkemli St. Stjepan Katedrali girişte sizi selamlıyor. Lavanta kokulu dar sokaklardan geçerek tepedeki kaleye ulaşıp tüm şehri seyredebiliyorsunuz. Adanın Stari Grad denilen bölgesi ise nispeten daha sakin. Meydanda buranın en büyük pastanesine uğramanızda fayda var, sahibi Nejat Bey isimli bir Türk ve özellikle dondurmasını tatmalısınız.

Brac adasında Dalmaçya tanıtım afişlerinde de kullanılan dünyaca ünlü Bol plajı bulunuyor. Plaj denize dik uzanan bir burun aslında. Burnun hangi tarafından denize gireceğinizi o gün esen rüzgarın yönü tayin ediyor. Bir tarafı dalgalıyken diğer tarafı çarşaf gibi dümdüz olabiliyor. Bizim güney sahillerimiz gibi burada da sonbaharın sonuna kadar uzun bir deniz sezonu söz konusu.

Skradin , Sibenik şehrini kuzeye doğru geçtiğinizde denizden içeriye doğru kıvrılan, İstanbul’un Haliç’ine benzeyen girinti üzerinde, sakin bir kasaba. Burası yatçılar için oldukça ilgi çekici bir nokta aslında. Neredeyse nehre dönüşen ve karanın içlerine doğru ilerleyen suda seyretmek oldukça huzur verici. Burada doğal bir milli park da var ancak marinadan yedek botlarınızla gitmenizde fayda var. Çünkü denize dökülen şelaleleri görmek için 2 metre derinliğindeki sulardan geçmeniz gerekiyor. Bu mütevazi marina diğer büyük marinalara göre oldukça değişik bir deneyim sunuyor.

Dalmaçya kıyıları Doğu ve Batı Avrupa’nın ortasında tarihi, kültürü, sanatı, eşsiz doğası ile deniz keyfine değişik tatlar eklemesini biliyor ve her türlü yelken olanakları, sessiz koyları, hareketli kasabaları, temiz denizi ve rüzgar alternatifleri ile denizcileri kendisine çekmeye devam ediyor.

INFO BOX1: Dalmaçya’da 35 knot üzeri boralar demirlediğiniz yerde sizi bulabilir. Uygun çapa ile sefere çıkmamanız, geceleri güvertede nöbet tutarak geçirmeniz demektir.

INFO BOX2: Hız sınırlaması Liman Müdürlüklerinden öğrenilebilir. Bölgesine göre 4-12 knot arası hız değişebilir.

INFO BOX3: Bölgeden ismini alan, Dalmaçyalı olarak bilinen beyaz üzerine siyah benekli köpek cinsinin yıllar önce Dalmaçya itfaiyesinde istasyonlardaki fareleri yakalamaları için tutuldukları rivayet edilir.

dalmacya_yatcilik_ufuksarisen_002 copy dalmacya_yatcilik_ufuksarisen_007 copy dalmacya_yatcilik_ufuksarisen_013 copy

 

Yorum - Comment

%d blogcu bunu beğendi: