Bugün 23 Nisan Neşe mi Dolsak?

23 Nisan ‘da Çocukça Umutlar

Eski bir fotograf; annemin elinden tutuyorum ilkokulumun bahçesindeki Atatürk heykelinin önünde, diğer elimde de sapı tahta çıtadan yapılma kağıttan bir bayrak. Üzerimde bayram için dikilmiş kıyafetlerim, rengi anlaşılmıyor fotografın eskiliğinden ama mavi galiba. 1.sınıfa giderken ilkokul öğretmenimiz sarı saman kağıdına ispirto baskı ile 23 Nisan kıyafetlerinin biçimini, rengini, ölçülerini belirten bir sayfa dağıtmıştı bize, velilerimize götürmemiz için. “Veli kimdi, anneme versem olmaz mıydı?” diye düşünürken bir taraftan kıyafetin çizili olduğu pantolon, yelek ve gömlek üçlemesi beni büyülemişti. Annemi ertesi gün çekiştirip çarşıya kumaş almaya gittiğimizi oradan da soluğu terzide aldığımızı hatırlıyorum.

23_Nisan_Cocuk_Bayrami_Fotograflari_002

23 Nisan herneyse sayesinde yeni ve sanırım mavi bir yeleğim, pantolonum beyaz da bir gömleğim olmuştu. Her gün giydiğimiz  siyah ilkokul önlüğü ve beyaz yakalarımızdan sonra bu kıyafetler mucize gibiydi, acaba bayramdan sonra da bunları mı giyecektik artık? Öğretmenimiz 23 Nisan’ın çocuk bayramı olduğunu söylemişti daha sonraları, Atatürk’ün çocuklara armağınıydı. Bir kere daha sevmiştim Atatürk’ü, nefis bir şeydi bu, benim de bayramın vardı demek. Sonra okul bahçesinde doğru düzgün sıraya girmeyi, yürüyüş yapmayı öğrendik. Okuldan dışarı çıkıp yürüyüş provaları yaptık bayram için. Caddelerde arkadaşlarımla elele yürüyüş yapmak, hem de bunu ders saatinde gerçekleştirmek bayramı bir kat daha sevmeme sebepti. Atatürk’ün coculara armağanı olan bu bayramı ve önemini yıllar sonra artık annemizin elini daha az tutar olduğumuz günler gelmeye başladığında anlayacaktım.

23_Nisan_Cocuk_Bayrami_Fotograflari_003

Mustafa Kemal, Ulusal Kurtuluş Savaşını başlatmak için 19 Mayıs 1919 ‘da İstanbul’dan Samsun’a gecip, Sivas ve Erzurum Kongrelerinden sonra,19 Mart 1920’de,  yani İstanbul’un işgalinden üç gün sonra, tüm Anadolu’ya bir bildiri yayınlamıştı. Bu bildiride, “olağanüstü yetkiler taşıyan bir Meclisin Ankara’da toplanacağı, Meclis’e katılacak üyelerin nasıl seçilecekleri, seçilenlerin en geç onbeş gün içinde Meclise katılması gereği, kesin ve kararlı ifadelerle yer alıyordu. Ayrıca, dağılan Osmanlı Meclis-i Mebusan’ın üyeleri de Ankara’daki Meclis’e katılabileceklerdi. Dönemin o zamankli şartlarına göre meclisin toplanacağı elverişli bir yapı mevcut değildi.

23_Nisan_Cocuk_Bayrami_Fotograflari_004

İkinci Meşrutiyet döneminde, Ankara’da Ulus Meydanı’ndan istasyona giden caddenin başındaki İttihat ve Terakki Cemiyeti kulübü olarak yapılmış tek katlı bir bina en uygun gözükendi. İlk Büyük Millet Meclisi’nin toplanacağı bu  binanın içi civar okullardan halkın katkısı ile toplanan sıralar ve eşyalar ile donatılarak bir meclis görüntüsü verilmeye çalışılmışdı. İllerden seçilen temsilciler ve eski Meclis-i Mebusan üyelerinin bir kısmı Ankara’ya gelmeye başladı. 21 Nisan’da yayınlanan bildiri ile 23 Nisan günü ilk meclis toplantısının yapılacağı duyuruldu.

23_Nisan_Cocuk_Bayrami_Fotograflari_005

23 Nisan 1920 Cuma sabahı erken saatlerde, Ankara’da bulunan herkes, kendi topraklarına sahip çıkmanın coşkusu içerisinde, ilk Meclis Binası etrafında toplanmışdı. Saat 13.45’de, Ankara’ya gelebilen 115 milletvekilinin en yaşlı üyesi Sinop Milletvekili Şerif Bey (1845), Başkanlık kürsüsüne çıkarak, yaptığı açılış konuşması ile Meclisin ilk toplantısını başlatmış oldu. “Burada Bulunan Saygıdeğer İnsanlar, İstanbul’un geçici kaydiyle yabancı kuvvetler tarafından işgal olunduğu ve bütün temelleri ile halifelik makamının ve hükümet merkezinin bağımsızlığının yok edildiği hepimizce bilinmektedir. Bu duruma baş eğmek, milletimizin, teklif olunan yabancı köleliğini kabul etmesi demektir. Ancak tam bağımsızlık ile yaşamak için kesin olarak kararlı bulunan ve ezelden beri hür ve başına buyruk yaşamış olan milletimiz, kölelik durumunu son derece ve kesinlikle reddetmiş ve hemen vekillerini toplamaya başlıyarak Yüksek Meclisimizi meydana getirmiştir.

23_Nisan_Cocuk_Bayrami_Fotograflari_006

Bu Yüksek Meclisin en yaşlı üyesi sıfatıyla ve Allah’ın yardımıyla milletimizin iç ve dış tam bağımsızlık içinde alın yazısının sorumluluğunu doğrudan doğruya yüklenip, kendi kendisini yönetmeye başladığını bütün dünyaya ilan ederek, Büyük Millet Meclisi’ni açıyorum.”. Türkiye Büyük Millet Meclsi  24 Nisan 1920 günü yaptığı ikinci toplantısında Mustafa Kemal Paşa’yı (Atatürk), başkanlığa seçti. Top seslerinin Ankara’da duyul­duğu zamanlarda bile meclis düzenli toplandı. Ulusal Kurtuluş Savaşıyla ilgili bütün kararlar bu mecliste alındı.

23_Nisan_Cocuk_Bayrami_Fotograflari_007

23 Nisan günü o günden sonra “Hakimiyet-i Milliye” yani “Ulusal Egemenlik” Bayramı olarak kutlanmaya başlandı. 1929 yılında yani bu tarihten 5 yıl sonra Mustafa Kemal bu bayramı çocuklara adayarak ismini “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak değişitirdi. İlk ‘Çocuk Bayramı’nda, Ankaralı çocuklar, marşlar söyleyerek caddelerde dolaştılar. Ankara Palas’ta Atatürk’ün de katılımıyla ilk ‘çocuk balosu ve çay şöleni’ organize edildi. İstanbul’da da Bahriye Bandosu eşliğinde çocuklar Beyoğlu’ndan Taksim’e doğru bayram yürüyüşü yaptılar.Tiyatrolarda çocuk oyunları ve eğlenceleri düzenlendi. Atatürk’ün çocuklara verdiği önem ve sevgisinin doğal bir sonucudur 23 Nisan’ın cocuklara hediye edilmesi. Hayatı boyunca da 8 cocuğu manevi evlat edinmesi de bunun göstergesi değil midir?

23_Nisan_Cocuk_Bayrami_Fotograflari_008

Ülkenin geleceğinin çocukların elinde olduğunu da şu sözler ile ifade etmiştir: “Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz”.

23_Nisan_Cocuk_Bayrami_Fotograflari_009

1979 yılının UNESCO tarafından “çocuk yılı” ilan edilmesi üzerine TRT, 23 Nisan’da tüm Dünya çocuklarını da kucaklayacak bir organizasyon gerçekleştirmeye başladı. Ilk yıl 5 ülkenin katılımı ile başlayan bu organizasyon her yıl yaklaşık 60 ülkeden cocukların katılımı ile gerçekleştiriliyor. Çocuklar kendi ülkelerin kültürlerini, danslarını, şarkılarını 23 Nisan vesilesi ile diğer çocuklar ile paylaşıyorlar. Misafir çocuklar Türkiye’de kaldıkları sure boyunca gönüllü bir ailenin yanında ağırlanıyorlar.

23_Nisan_Cocuk_Bayrami_Fotograflari_010

Hala 23 Nisan’ın çocukluğumuza kazandırdığı keyfin tadı damağımda. O gün, valinin, başbakanın, meclis başkanının koltuğunu 5 dakikalığına da olsa devralan çocukların temsili olarak yönetimi ele alması sırasındaki çocukca zekaları, stadyumlarda yapılan gösterilerdeki renk cümbüşü, TRT’deki dünya çocuklarının gösteriler öncesi Türkçe bir iki laf söyleme çabaları, ilkokul camlarının hala bayrak, balon, kedi merdivenleri ile süslenmesi, 23 Nisan için dikilen kıyafetlerin mutluluğu insanı çocuk olmaya özendirmiyor mu? Cocukca saflığın ve masumiyetin bu bayram vesilesi ile tüm Dünyayı sarıp sarmalamasını gene çocukca hayal ve umut ediyorum.

Yazı ve Fotoğraflar: UFUK SARIŞEN 

23_Nisan_Cocuk_Bayrami_Fotograflari_011

Yorum - Comment

%d blogcu bunu beğendi: